Evcil Hayvanların Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Evcil Hayvanların Çocuklar Üzerindeki Etkileri

evcil hayvan çocuk

En yakın dostumuz olan, son nefeslerine kadar bize sadık kalmayı başaran, sevgi dolu evcil hayvanlarımızın çocuklarımızın duygusal ve ahlaki gelişiminde oldukça önemli bir rol üstlendiklerini biliyor muydunuz? Evcil hayvan sahipleri genellikle bir bebek dünyaya getirmeden önce bazı endişeler duyarlar, ya da çocukları bir hayvan sahiplenmek istediğinde tedirginlik yaşarlar. Uzmanlara göre hayvanlarla büyüyen çocuklar psikolojik olarak daha güçlü olup, daha hızlı gelişim gösteriyorlar.

Öpmeye doyamadığımız kedimiz, sarıldığımızda huzur bulduğumuz köpeğimiz; çocuklarımızın da en büyük dostları olarak, her daim onları sevgileri, ilgileri ve sıcakkanlılıkları ile sarıp sarmalıyor. Hatta çocukları arkadaşı olarak benimseyen bazı köpek cinsleri; mükemmel bir bebek bakıcısı görevi üstlenerek, onların zarar görmemesi için ellerinden geleni ardına koymuyor.

Peki, hayattan tek beklentileri sevgi görmek olan hayvan dostlarımızın çocuklarımız üzerindeki olumlu etkileri neler? Evcil hayvan sahiplenmeyi düşünüyor; ancak bu konuda gel-gitler yaşıyorsanız; bu yazımızı kesinlikle okumanızı öneriyoruz.

Evcil Hayvanların Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Paylaşma duygusunun yüceliği

Günümüz modern dünyasında maalesef ki çocuklarımız doğadan yani özünden tamamen kopmuş durumda, gerçek hayatı sadece internetten ve televizyondan ibaret sanarak yaşıyor. Post-modern dünyanın yetiştirdiği çocuklar; her şeyi uzaktan izleyerek, yetişirken; duygusal açıdan tamamen bencil olmayı öğreniyor.

Oysa kedi ve köpek ile birlikte büyüyen bir çocuk; sevginin, merhametin ve paylaşmanın hayattaki en güzel şey olduğunu daha çocuk yaşta deneyimlemeye başlıyor. Kedisi ya da köpeği ile arasında kurduğu özel bağ sayesinde çocuk; gerçek anlamda arkadaşlığın, karşılıksız sevginin ve paylaşmanın ne olduğunu bu sevimli arkadaşı sayesinde keşfediyor.

Elindeki son yemeğini onla paylaştığında, paylaşmanın hazzını ve mutluluğunu bir kez öğrenen çocuğunuz; büyüdüğünde daha mutlu bir birey olarak, yoluna devam ediyor. Yani duygusal açıdan daha tok, kendi çocuğunu, eşini, ailesini ve tabiattaki tüm canlıları seven bir birey olarak, etrafına huzur ve mutluluk dağıtıyor.

Sorumluluk duygusu

Kedisinin ve köpeğinin mama saati ile ilgilenen, köpeğini sık sık dışarıya gezmeye çıkaran çocuğunuz; daha küçük yaşlarda sorumluluk duygusu kazanmaya başlıyor. En yakın dostunun mutlu olması için elinden geleni yaptıkça ve yaptıklarının sevgi şeklinde geri döndüğünü izledikçe hiçbir şeyin boşa olmadığını, sevginin ve sorumluluğunun her kapıyı açtığını gözlemleyerek, büyüyor.

Aynı zamanda anne babasından başka bir canlıyla kurduğu bu ilişki bağlılık duygusunu geliştiriyor. Sorumluluk ve bağlılık duygusu kazanan çocuğunuz; büyüdüğünde iş ve aşk yaşamında da sorumsuz ve gelişigüzel hareketler sergilemekten kaçınıyor.

Empati yeteneği

Günün neredeyse önemli bir bölümünü evcil hayvanı ile birlikte oyun oynayarak geçiren çocuğunuzun yavaş yavaş empati yeteneği de gelişmeye başlıyor. Sadece insanların değil hayvanların da duygu ve düşünceleri olduğunu, onların da insanlardan hiçbir farkı olmadığını öğrenen çocuğunuz; çevresindeki tüm canlılara daha duyarlı bir şekilde yaklaşmayı öğreniyor.

Köpeği hastalandığında onun acı çektiğini idrak eden, üzülen ve ağlayan çocuğunuz; bir yandan da yardımlaşmanın ve merhametin önemini kavrıyor. Yani çevresinde ve dünyada yaşanan tüm olaylara karşı oldukça duyarlı olan, iyiliksever, kimseye zararı olmayan, bencil duygular sergilemekten kaçınan bir çocuk yetiştirmiş oluyorsunuz.

İnsan olmayan bir canlı ile muhteşem bir dostluk kuran çocuğunuz; büyüdüğünde dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın tüm insanları da olduğu gibi kabulleniyor. Yani topluma kardeşliğin, anlayışlı olmanın ve sevginin her şeyin üstesinden gelebileceğine inanan bir insan kazandırıyorsunuz.

Zihinsel Gelişim

Kedi, köpek, kuş ya da balık fark etmez. Her hayvan çocuğa farklı olumlu etkiler katar. Hayvanların görünüşleri, renkleri, vücut yapıları çocukların ilgisini çekerek onların algılama yeteneğini geliştirir. Her biri doğası gereği yemek yerken, oynarken, uyurken ya da avının peşindeyken kendilerine özgü davranışlar sergilerler. Çocukların bunları anlamlandırmaya ve davranışlarını çözümlemeye çalışması zihinsel gelişimleri üzerinde olumlu etkiler bırakır.

Ölümün de yaşamın bir parçası olduğu gerçeği

Evcil hayvanların yaşam ömrünün insanlara nazaran kat ve kat kısa olması, her ne kadar canımızı yaksa da evcil hayvanı gözlere hayatını yuman çocuğunuz; ölümün de yaşamın parçası olduğunu daha minicikken öğreniyor. Bu yüzden de hayatın kısalığının farkında olarak, yaşamını sevdikleriyle mutlu mesut bir şekilde yaşamayı ilk önceliği olarak belirliyor. Yani büyüdüğünde hayattan ne istediğinin farkında olan, sevdiklerine sevgisini gösterme konusunda sıkıntı yaşamayan, güçlü ve metanetli bir yetişkin oluyor.

Kedi ve köpekle birlikte büyümek; çocuğunuzun sadece duygusal gelişimini etkilemiyor. Evcil hayvanla büyüyen çocuğunuz astıma, alerjik sorunlara karşı daha dayanaklı bir bünyeye sahip oluyor. Özellikle kedi mırıltısının kalp krizine yakalanma riskini düşürme, stresi önleme, gerginliği alma, solunum sistemi semptomlarını azaltma vb. bilimsel olarak kanıtlanmış birden çok olumlu etkisi bulunuyor.

Çocuklarınıza sokak hayvanlarına karşı sevgi ve merhamet ile yaklaşmayı öğretmeyi de kesinlikle unutmamanızı öneriyoruz! Evinizin önüne bir kap mama bir kap su koyarak; ona iyi bir örnek olabilir; gördüğünüz bir kedi ya da köpeğin başını okşayarak, ona sokak hayvanlarına zarar vermemeyi öğretebilirsiniz. Sokakta gördüğünüz yaralı bir kediyi veterinere götürdüğünüzde ona merhamet ve yardımseverlik duygusunu aşılayabilirsiniz. Onunla birlikte kış günlerine özel kedi ve köpek evleri hazırlayarak, sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yazarak Katkıda Bulun